Zaman üstüne, film üstüne, yemeğinize düşen sinek üstüne, şu aşağıda boş boş yüzen balıklar üstüne, aklınıza ilk gelip de söyleyemeyip değiştirdiğiniz şeyler yüzü suyu hürmetine ...
21 Temmuz 2011 Perşembe
20 Temmuz 2011 Çarşamba
Metro
Metroda geçen bir köşeye pusup
iki mutlu çifti izledim geçen
öyle sıkı sarılmışlardıki birbirlerine
dünya onlar için durmuştu sanki
Ne beni gördüler
Ne de "sıkı sıkı sarılmak tehlikeli ve yasaktır" anonsunu
sonra bir beyaz ışık geldi. Alıp gitti onları
ben kaldım ... elimde 3-5 ucuz kelime.
Ve susmuş.
ağlamamak için gözünü kısmış
o zaman anladım ki
Mutluluğun sırrı :
Şiir yazaMAmakmış.
................................................................................................................................................................................
Güzel bir Kısa film :
18 Temmuz 2011 Pazartesi
-Evlenme Teklifini Kabul'u- Kabul etmek ...
Evlilik Teklifime verdiğin Bu Evet cevabı kabul etmeden önce
Bu yolda beni hiç yalnız bırakmayan birkaç şeye şükranlarımı sunmak isterim.
Öncelikle Einstein’ın zamanın göreceliği teorisini çözmemi sağlayan
O bakınca zamanın algısını kaybettiğim gözlerine…
Bir okun uygun bir yay yardımıyla kullanılırsa her zırhı deleceğine beni inandıran
Mete Han’ın ıslıklı okundan daha beter canlar yakan kirpiklerine…
Başörtüsünün neden şart kılınmış olabileceğini çözmemi sağlayan
O beni etkileyip de herkeslerden kıskandığım saçlarına…
Ressamların portrelerde neden en çok zorlandıkları yerin burun olduğunu bana öğreten
En güzel misk kokularını duymasını istediğim, yüzünün mührü burnuna…
Freud’ un bahsettiği bastırılmış duyguların varlığını bana kanıtlayan
Beni öpünce Fransız olduğumu anladığım dudaklarına
Dişçilik mesleğini bir inci işlemeciliği kadar değerli görüp kutsamamı sağlayan
Gülüşlerinin olmazsa olmazı, cancığazım dişlerine…
Biyolojik olarak insan vücudunun kaç derece ısıda kaynadığını bana öğreten
Dokununca cehennem buzullarından eriyip beni arafa savuran ellerine
Kelimelerin akla ilk gelen anlamları dışında da değerli olabileceğini bana gösteren
Başımı yaslayıp gözlerimi kapadığımda 3 Hilton gücünde rahat olan bacaklarına
Dünyaca kabul gören ideal vücut ölçülerinin yeniden yazılması gerekliğine beni inandıran
Yanında yürümeyi her daim bir ayrıcalık olarak kabul ettiğim boyuna posuna
Neşet Ertaş üstadın seslendirdiği doyulur mu parçasını yüreğime işleten
Doyulmaz üstat doyulmaz diye eşlik ettiğim tatlı dillerine…
Rabbin insanlara ruhundan üflediğini belirttiği Hicr suresinin anlamamı sağlayan
O saf ve saf olduğu içinde görünmez olan ruhuna…
Ve son olarak
Bu bahsettiklerimin hepsinde emeği olan yüce Hay’a
Bana bu yolda yarenlik ettikleri, her zaman işimi kolaylaştırdıkları ve bana hayatın bir çok sırrını açtıkları için …
Sonsuz Teşşekürlerimi sunuyorum…
Rasyonel bir Özlem
Gariptir, seni unutmaya çalışmak bile çok karmaşık
seni bazı günler az, bazı günler çok özlüyorum
ve bugün günlerden cuma ve ben yine seni çok özledim...
Yıllar sonra uzak bi yerde ...
anlamsız bir şekilde kulakların uğuldar, gözlerin dolar
ismim aklına düşerse...
Bu şiiri hatırla...
gerisi modüler aritmetik...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


