Ben bugün bir sınava girdim. Kod Adı : Kpsssss
300 soru vardı. Hatta ne ararsan vardı. Türkçenin ardından Matematik geliyordu dalga geçeresine, tabiki tarih hemen matematiğin ardından gelmeli ki kafalar daha da karışsın, yalnız ve güzel ülkemin anayasal düzeni ile ilgili sorulardan İngilizce sınavına geçiş yapmaksa ayrı bir tat kattı hayatıma...
Şunu belirtmem gerekirki, bu sınav asla bilgiyle, çok çalışarak kazanılacak bir sınav değil onu anladım. Yani Kpss sınavıyla inatlaşmak gerçekten mantıksız, o ne zaman kendini size açmak isterse kazanıverir gideriz işte. Herşey bu kadarda saçma. Üniversite bitirmiş bir gencin, zeka düzeyinden şüphe edilemeyeceğine göre, bu sınava defalarca hazırlanıyor oluşumuzu bununla açıklamayı daha doğru buluyorum ben. Ve bir çok anne-baba, arkadaş es-dost, henüz Kpss'nin sadece bir sınavdan ibaret olmadığının farkında değiller. Ve bizlere baskı yapıyorlar. Bu bir sınavdan daha fazlası öğrenin artık, çalış yaparsın kuralı burada işlemiyor burada. O yüzden hiç kusura bakmayın baylar, ne Öss, ne Ygs, ne Mms, Kpss candır ve kutsanmalıdır.
Kpss ye motive olmak , etmek için mekanlar açılmalıdır. Dershanaler kendilerini bu yönde değiştirmelidirler. Yoksa mazallah ders, etüt, deneme sınavı falan yapmaktan normal olarak ders çalışmaya bile vakit kalmıyor nasıl anlıycaz Kpss felsefesini.
Onca yayınevi falan var, ellerinde binlerce soru var ve her sene bir kaç soruyu doğru tutturduk diye övünüp duruyorlar, ne yani millet 2 gram şeker için 2 çuval keçiboynuzunu yavan yemek zorunda mı? Bence değil.
Hepsi birleşsin bir kitap bassın, bizde ab-ı hayat bekler gibi bekleyelim o kitabı her sene.
Kpss sınavında soru hazırlayan insanların kafa yapısıyla ilgili bir yazıyı daha sonra arkadaşım bu duvarda paylaşacak zaten. Onlarıda anlamak lazım.
Valla burda herkes mağdur, kim mağrur ben onu bi bulabilsem ...
Zaman üstüne, film üstüne, yemeğinize düşen sinek üstüne, şu aşağıda boş boş yüzen balıklar üstüne, aklınıza ilk gelip de söyleyemeyip değiştirdiğiniz şeyler yüzü suyu hürmetine ...
9 Temmuz 2011 Cumartesi
8 Temmuz 2011 Cuma
Hayat Çokça Sınav Ve bir tek Ölümdür bazen
Ne yazacağımı bilmiyorum...
Kader beni temize çek lütfen.
Kader beni temize çek lütfen.
5 Temmuz 2011 Salı
20'li yaşlar...
20li yaşlarda mutsuz olmak bu millete mi özgü ey ahali...
Soruyorum bilen varsa söylesin, kim yaptı bizi böyle
Ergenlikten mi çıkamadık, yoksa daha o evreye girmedik mi bile?
Ne biçim bir iş bu?
Mutsuz olmak ama aynı zamanda gülmek, fazla takmamak kaba tabirle
5 sayfa dert anlatıp, kahrolup, intiharın eşiğine gelip, sonra makaraya devam etmek
Soruyorum size dostlar, dertlerimiz mi sahte, gülümsememiz mi yalan?
Belki işimiz olmayan savaşların peşinde, bu kadar gönül oyaladığımızdan
Üzgünüz deyince "şükürsüz", mutluyuz deyince "çok sevinme" dendiğinden mi böyle
Neden ne ondan, ne bundan olabildik, ne onuna mutlu, ne onsuz mutlu olabildik
Niye toplum olarak gayet mutlu, mazbutuz da, bireylere gelince çuvalladık
Toplumu memnun edeceğim derken, bu kişilik çatışması yaşamak gerekli mi sizce?
Toplumu memnun ederken, kendi başını ezmek değildir nedir bu?
sistemin deneme tahtası, şimdi olduğu gibi klişelerle, ezbere konuşan
Hep başkasına uzaktakine, öykünen, yanındakine gelince,"sen bi dur yaa" diyen
Kıskançılığımız da umutsuzluğumuzdan mı, ahlak bekçiliğimiz ahlaksızlıktan mı?
Şarap içmek günahta, gıybet yapmak sevap mı?
20 li yaş, her şeyin daha henüz başı değil mi, niye korkağız
Kemiklerimiz cam mı lan bizim kırılsın
Toz muyuz ki rüzgar alıp savursun
Kum muyuz ki dalga alıp süpürsün
Kukla değiliz en azından,
Ellerinde ipleri olmayınca seni tutanların ne mal olduklarını yukarı bakınca anca görürsün …
Bitsin artık şu gereksiz telaş, her şeyi bir anda yapma çabası da
bir şey yapsak ama tam yapsak olmaz mı ey ahali
Bitsin artık devlete sırt dayama yâda patronların kucağı
Ne kapitalizim, ne kominizim, yoksa hepsi bize öğretilen birer yalan mı?
Yeter durun artık, hiçbir şey yapmayın
Kişisel gelişim yapmak için önce kişilik gerekmez mi sorarım
siz durun aksın hayat, korkmayın ısırmaz, nereye koştuğunu bilmeden koşan
Zaten hiç bir yere varamaz ..
Sorarım size ahali, umut fakirin ekmeği, zenginin malı çene yorar
Şöyle bir bak etrafına, farklı düşünüp, konuşan kaç kişi var?
Soruyorum bilen varsa söylesin, kim yaptı bizi böyle
Ergenlikten mi çıkamadık, yoksa daha o evreye girmedik mi bile?
Ne biçim bir iş bu?
Mutsuz olmak ama aynı zamanda gülmek, fazla takmamak kaba tabirle
5 sayfa dert anlatıp, kahrolup, intiharın eşiğine gelip, sonra makaraya devam etmek
Soruyorum size dostlar, dertlerimiz mi sahte, gülümsememiz mi yalan?
Belki işimiz olmayan savaşların peşinde, bu kadar gönül oyaladığımızdan
Üzgünüz deyince "şükürsüz", mutluyuz deyince "çok sevinme" dendiğinden mi böyle
Neden ne ondan, ne bundan olabildik, ne onuna mutlu, ne onsuz mutlu olabildik
Niye toplum olarak gayet mutlu, mazbutuz da, bireylere gelince çuvalladık
Toplumu memnun edeceğim derken, bu kişilik çatışması yaşamak gerekli mi sizce?
Toplumu memnun ederken, kendi başını ezmek değildir nedir bu?
sistemin deneme tahtası, şimdi olduğu gibi klişelerle, ezbere konuşan
Hep başkasına uzaktakine, öykünen, yanındakine gelince,"sen bi dur yaa" diyen
Kıskançılığımız da umutsuzluğumuzdan mı, ahlak bekçiliğimiz ahlaksızlıktan mı?
Şarap içmek günahta, gıybet yapmak sevap mı?
20 li yaş, her şeyin daha henüz başı değil mi, niye korkağız
Kemiklerimiz cam mı lan bizim kırılsın
Toz muyuz ki rüzgar alıp savursun
Kum muyuz ki dalga alıp süpürsün
Kukla değiliz en azından,
Ellerinde ipleri olmayınca seni tutanların ne mal olduklarını yukarı bakınca anca görürsün …
Bitsin artık şu gereksiz telaş, her şeyi bir anda yapma çabası da
bir şey yapsak ama tam yapsak olmaz mı ey ahali
Bitsin artık devlete sırt dayama yâda patronların kucağı
Ne kapitalizim, ne kominizim, yoksa hepsi bize öğretilen birer yalan mı?
Yeter durun artık, hiçbir şey yapmayın
Kişisel gelişim yapmak için önce kişilik gerekmez mi sorarım
siz durun aksın hayat, korkmayın ısırmaz, nereye koştuğunu bilmeden koşan
Zaten hiç bir yere varamaz ..
Sorarım size ahali, umut fakirin ekmeği, zenginin malı çene yorar
Şöyle bir bak etrafına, farklı düşünüp, konuşan kaç kişi var?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)